18 Ekim 2011

Seni canımda saklıyorum..



Bırakmıyorum ki gönülde düşünce olasın,

İstemiyorum ki gözlerde değersiz kalasın.

Seni canımda saklıyorum; gözümde gönlümde değil

Tâki son nefesime kadar bana yar olasın!

Şems-i tebrizi

Adam adamsa oturduğu her yer köşe olur ona!




Hazret-i Şems’i, konuşup nasihat etmesi için bir meclise davet etmişler.
Hazret, meclise girer girmez, kapı eşiğine oturmuş. Kendisini baş köşeye davet edenlere de şu cevabı vermiş: 
“ Adam adamsa oturduğu her yer köşe olur ona! Adam adam değilse, köşe bile eşik olur ona!”

Niye kederlenirsin?



Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu almaktır.

Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır.

Niye kederlenirsin?...

HZ MEVLANA

15 Ekim 2011

Kendi gözünü yum, aşıkların gözünü ödünç al.

 

Bil ki dünyada mutlak kötülük yoktur.

Kötü, bir şeye nisbetle kötüdür.

Dünyanın şeker ve zehri birine ayak, birine bağdır.

O Amr için zehir Zeyd için şekerdir.

Yılanın zehri yılan için hayat insan için ölümdür.

Deniz, deniz canlıları için bağ bahçedir, kara canlıları için ölümdür.

Sana her şeyin şeker olmasını istiyorsan ona aşıkların gözüyle bak.

Güzele kendi gözünle bakma, ona aşık olanın gözüyle bak.

Kendi gözünü yum, aşıkların gözünü ödünç al.

Hz. Mevlana

EY CANIMIN CANI...



Demek sen böyle salına salına bensiz gidiyorsun ey canımın canı.

 Ey, dostlarının canına can katan,

Gül bahçesine böyle bensiz gitme istemem.

Sen benimle beraberken Hem bu dünya güzel bana, hem o dünya güzel

. İstemem, bensiz kalma bu dünyada... sen,

O dünyaya bensiz gitme, istemem.

Mevlana

BEN SANA RUHUMU VERİRİM!!!


Diyorsunki; "Ben sana gönlümü verdim."

 İyi de gönül dediğin nedir ki ey sevgilim?

  Ben sana hiç gönlümü verirmiyim!

 Çünkü gönül dediğin toprağa girince toz olur, toprak olur.

 Ben sana ruhumu veririm

 Çünkü ruhum sende sonsuzluk olur!

Hz. Mevlana

14 Ekim 2011

Gönlün yüzüne görüne canan, gecelerde...



Ey dide nedir uyku, gel uyan gecelerde
Kevkeblerin et seyrini, seyran gecelerde

Bak heyet-i âlemde, bu hikmetleri seyret
Bul Saniini, ol ana hayran gecelerde

Çün gündüz olursun nice ağyar ile gafil
Koy gafleti dildârdan uyan gecelerde

Âşıklar uyumaz gece, sen hem uyuma kim
Gönlün yüzüne görüne canan, gecelerde

Gafletle uyumak ne reva abd-i hakire
Şefkatle nida eyleye Rahman gecelerde

Cümle geceyi uyuma, Kayyum’ı seversen
Ta hayy olasın Hayy ile ey can gecelerde

Dil, Beyt-i Huda’dır, anı pak eyle sivâdan
Kasrına nüzul eyler o Sultan, gecelerde

Az ye, az uyu, hayretle var fâni ol andan
Bul can-ı beka ol ana mihman gecelerde

Allah için ol halka mukarin, gece gündüz
Ey Hakkı, nihan aşk oduna yan gecelerde

Erzurumlu İbrahim HAKKI

13 Ekim 2011

“Aşk olsun Efendim!!”



Tasavvufta şöyle güzel bir adet varmış:

Dervişin biri, yine bir dervişler topluluğu içerisine gelip, selam vererek oturduktan sonra, topluluk gelen dervişe
“Merhaba!!” yerine
“Aşk olsun!!” dermiş… 
Derviş de “Aşkınız cemal olsun efendim!!” diye mukabele edermiş…
Bu sefer topluluk “Cemaliniz nur olsun!! dediğinde,
derviş “Nurunuz ayn olsun!!” dermiş ve böylece selamlaşma bitermiş…. 

Tasavvufta aşk o derece içselleştirilmiş, o derece özümsenmiş ki…. Selamlaşma bile aşk üzerine kurulmuş…

Alıntı

Bekle dost kapısın sadık dost isen...


Gönül çalamazsan aşkın sazını
Ne perdeye dokun ne teli incit.
Eğer çekemezsen gülün nazını
Ne dikene dokun ne gülü incit.
Bülbülü dinle ki gelesin coşa
Karganın namesi gider mi hoşa
Meyvesiz ağacı sallama boşa
Ne yaprağını dök ne dalı incit.
Bekle dost kapısın sadık dost isen
Gönüller tamir et ehli dil isen
Sevda sahrasında Mecnun değilsen
Ne Leyla’yı çağır ne çölü incit.
Rızaya razı ol Hakk’a kailsen
Ara bul mürşidi müşkülde isen
Hakikat şehrine yolcu değilsen
Ne yolcuyu eğle ne yolu incit.
Gel haktan ayrılma Hakk’ı seversen
Nefsini ıslah et er oğlu ersen
Hüdaî incinir inciden versen
Ne kimseden incin ne eli incit.

Aşık Hüdayî (1940-2001)